|

Kadri Karahan
karahan@kadrikarahan.net |
Yaza Veda Şarkılar
Aman tanrım umduğumdan kat kat ötede bir yazdayım. Bir dakika çekilmeyelim köşemize hemen yeni bir albüm ekleniveriyor üstüne ki bu iyi bir şey mi? Yaz geldi diye alakalı ya da alakasız birçok şarkının ve beraberinde albümün piyasaya sürüldüğü bir gerçek, her yerde çalsın – çalınsın, daha çok konser – festival vs. olsun, güzel paralar kazanılsın mantığı kimilerine göre ön planda yerinde. Ama çok dikkatli olmak lazım, birçoğu şimdiden sesli ve sedalı harcandı bile.
Herkesin kapış kapış Sezen Aksu'nun albümünü alması ne güzel, hoş bir hareketlilik ama ya sevip sevememelerine karar verememesi, beraberinde bu da bir gariplik. Albümün açılış şarkısı ki; aynı zamanda adı olan ‘'Deniz Yıldızı'' beni ciddi anlamda çelişkiye düşüren bir şarkı. Bir yandan sözlerin çarpıcılığı ama bir yandan ben bu şarkıyı nasıl hissedebilirim ya da nasıl mırıldanabilirim gerçeği bir arada. Müziğini sanki bir yerlerden biliyoruz ya da o kadar içimize işlemesi çabuk oluyor. Sözlerinin birçoğunu albüm elimizde yoksa anlayamıyoruz bile. Daha açılış şarkısında beni çelişkiye düşüren bir durum ile karşı karşıyayım sonu hayır olsun derken soruyorum herkese. Hangi şarkıdasınız ve hangi notasında, ben sözlerinin ayrı bir büyüsü olduğuna inanırım Sezen'in ya artık müziğine? ‘'Yol Arkadaşım''ı seçenler başta bir hayli çoğunlukta ve de ‘'Güvercin''i yakala mutlaka diyenlere daha samimi bir ‘'Kutlama'' olabilir mi demem yerinde. İmalı ‘'Menajer''i sevecek oluyorum ama ‘'Okudum da''dan ne farkı olduğunu düşünmüyor değilim çaldığında yoksa ritmine kapılmakta gecikmiyorum yine. Ben bu albüme yüzde yüz kendimi veremiyorum peki yüzde kaç içinde kayboluyorum ona da yanıt veremiyorum. Özlediğim Sezen'e bir iki parça mı ulaşmış oluyorum, bambaşka bir Sezen ile mi tanışıyorum ki; daha yol almam lazım belki bu albüme. Sevincin alına moruna yüzümü sürüyorum ve dikensiz bir hayatın olmadığına bir kere daha inanıyorum sadece.
Herkes birbirine soruyor artık, eğer ki birimiz diğerinden daha önce dinlemişsek ona göre o albümü edinelim ve dinleyelim diye bir yol mu ne çiziyoruz kendimize, çünkü o kadar üst üste geldiler ki; yetişemiyoruz ve atlamak istemiyoruz belki de; aslında çok da şey kaybetmiyoruz. Hande Yener daha en başta aman aman uzak duralım dedirtirken örneğin uzun zaman sonra ikinci albümü ile nefis bir çıkış yapan Zeynep Dizdar üçüncü albümünde pek de bize istenileni ya da daha doğrusu özlenileni vermiyor, çok mu aceleye gelmiş oluyor ne? Bengü ve Betül Demir sanki biraz bekleyebilirdi dedirtiyor şarkıları ile yine Gülşen'in mesela Latin ritm tek bir şarkı ile bende buradayım demesine pek de gerek yok. Bu güzel bayanlar yarışında bana göre en farklı isim Asuman Krause. İlk albümünde de hakkında olumlu konuşan sayılı insanlardan biri olarak ikinci albümü ‘'Kukla''da da bu fikrimi sürdüreceğim. Birçok isim bir araya gelmiş bu albüm için ama öyle ağır ya da büyük isimler değil kendileri hani arada sırada karşılaştığımız söz yazarı ve müzisyenler. Kimler var bu geçitte örneğin albüme adını veren şarkıda Tolga Karel var, açılış şarkısı ‘'Hep Yek''de Aliço, ‘'Kemerlerinizi Bağlayın''da Yalçın Polat gibi ki bu isimlerin enteresan şarkılara imza attıklarını bilirim ve de dinlemekte gecikmem büyük fırtınalar koparacaklarına inanmam ayrı. Bir şarkı bir şarkı daha derken ben albüme ısınmakta gecikmiyorum. Oturup da sözlerden müziğe, aranjesine vs. detaylara girersek eksikleri görmekte gecikmem ama bu yazın bu sıcak temaslarında bu albümün beni eğlendirdiğini göz ardı edemem. Vokalini de ayrıca birçok kişi gibi kötü bulmuyorum Asuman'ın, ayrıca bence çok da şirin bir kadın, kendine yakışan şarkılar bulmuş ve de canı şarkı söylemek istiyor, yapıyor, bu işi kıvırıyor, hakkını da veriyor.
Erkek vokaller için söylenebilecek şey de çok farklı değil bir zamanlar fırtınalar koparan albümlerine sanki hatır aslında çalıyorlar hep bir yerlerde, ama eskisi gibi ben buradayım dedirtmiyorlar. Örneğin Serdar Ortaç ya da bir Gökhan Özen. Bugün bir Ferhat Göçer daha bir her yerde öyle ki nasıl yetişiyor kendisi diye merak ediyorum. Geçenlerde DMC'nin yayınladığı bir albüm bir derginin promosyonu olarak elime geçtiğinde bir kere daha pes dedim. Zeynep Casalini'nin ‘'Dokunma Bana''sı remixlenmiş ve albüme tarafından yorumla dahil edilmiş, şaşırtıcı. Kutsi'nin yeni albümü ‘'Aynadaki Yüzünün Karşılığı Benim'' ise diğer albümlerinin yanında çok zayıf. Rafet El Roman'da eksik kalmamış bu yarışta ve yeni albümü ‘'Bir Roman Gibi''yi yayınlamış, bende yine kendisine karşı acaip bir önyargı dinlemeye başladığımda, sanki evet fena değil havası. Albümde bir hayranının şarkısı olan ve kendisi ile de düet yaptığı ‘'Aşk-ı Virane'' nefis. Bazı isimlerin sürekli aynı olması, aynı kalması ruhuma sıkıcı gelmiyor. Sürekli kendini tekrar ediyor kendisi ama ötesi ondan beklenemez ki; bazıları gibi cover şarkılara ya da remixlere falan sığınmıyor, en cool hali ile romanına devam ediyor. Daha bir sanki güz havası albüm aynı Cem Adrian'ın albümünde olduğu gibi hatta o tam bir kış havası. İki farklı albüme imza atmıştı Adrian ve ayrı bir kitle yakalamıştı kendisinde. Onu ya sevecektik ya da diğer ihtimal ortası hiç olamayacaktı belki. Bilinmedik hikayeler yaşatmak, bilinmedik yerlere sürüklemek için dinleyenleri bildik türküleri yorumlama ihtiyacı duyması kendisinin nasıl bir renk hali. Sezgin Alkan'ın piyanosu ile eşlik ettiği albümde Adrian'dan türkülere getirdiği yorumlar kaç kişinin dikkatini çeker bilinmez ama çok da özel bir iz bırakmaz gibi, alınır, saklanır; bir yolculukta yanınıza alırsınız en fazla olur biter. Türküler demişken her ne kadar erkek vokaller paragrafında isek de Şevval Sam'in ‘'Karadeniz'' albümü içinde bir iki şey demek istemiyorum aklıma hiç gelmemişken :)
Gelelim ayın en'lerine. Ayın en özel şarkısının Yasemin Mori'ye ait olduğunu düşünüyorum. Albümün açılış şarkısı olan ve de nefis bir kliple bütünlenen ‘'Aslında Bir Konu Var'' bende sözleri ile en başta bir hayranlık uyandırıyor. Hatta o denli sarılıyorum ki şarkıya albümdeki diğer şarkıları dinlemeye fırsat bile bulamıyorum. 26 yaşındaki grafik bölümü mezunu Mori'nin bu şarkısı ile internette başlayan tanışıklık yayınladığı albümü ‘'Hayvanlar'' ile devam ediyor ve kendisi şimdiden ciddi anlamda bir kitle yakalamayı başarıyor. Ayın en farklı albümüne gelince Nükhet Duru ile sizleri buluşturmak istiyorum. 2008 sonbaharında çıkması planlanan yeni albümü öncesi bize bir sürpriz yapıyor ‘'Durup Dururken'' ve de enteresan bir yolculuğa davet ediyor bizi. Stardium etiketli albümün en büyük sürprizi kuşkusuz ki Hepsi grubu ile düeti ‘'Organik''. İşin içinde Duru'nun muzipliğine Hepsi'nin enerjisi eklenince şarkıyı dinlememiş olsanız bile tahmin edebilirsiniz. Albümün açılış şarkısı ‘'Yalnız Daha İyiyim'' ve yeni bir Mehmet Teoman & Cenk Taşkan birlikteliği ‘'Yalanları Seçtim'' albümün iki önemli şarkısı. Çok da gerekli olmasa da İngilizce yorumladığı ‘'Without Your Love'' ise dünya dans müziğinden geride kalmamak adına albüme dahil edilmiş belli, ama sırıtmıyor. Albümün son şarkısı ‘'Doğru Söz Aranıyor'' ki albümü aldığınız taktirde öğreniyorsunuz bunu, şarkıda söz yok ve söz yazarı aranıyor. Ekim ayına kadar bu şarkıya yazılacak sözlerin değerlendirileceği ve albümde seçilen söz ile sanatçı tarafından yorumlanacağı belirtiliyor, hoş bir düşünce.
Sahici her şeyin asıl rengi, kalbime kaç kere sorduysam hep bana ismini heceledi. Ayın en beklediğim albümünün Ajda Pekkan'ın son çalışması ‘'Aynen Öyle''nin olduğunu biliyordum ama ‘'Sahici'' bir Deniz Seki albümünü hiç bu kadar iple çekmemiştim. Albüm öncesi bir konserinde dinleme şansını bulmuş ama hiçbir yeni şarkısı ile ne enteresandır karşılaşmamış ve bu yüzden albüme pek de heyecanlı bir başlangıç yapma şansını bulamamıştım. Şimdi son ses dinliyorum ve her bir dizesini, notasını ezberime almanın keyfini çıkartıyorum. Seki bu albümü ile sizleri müziğe doyuracak ne de olsa içinde aşk var, aşkla yazılan ve aşkla söylenen, kendisinin deyimi ile kendisi ile yüzleşen. Çok fazla yorum yapmamak çünkü sizleri bir an önce şarkıları ile baş başa bırakmak adına bir başka yaz şarkılarında yeniden görüşmek üzere.
''Sahici'' bir Deniz
AĞUSTOS 2008
|