|
Patatuka
bu ben olmazdı ya - adam ettim
sonunda
düşmeyi kalkmayı öğrettim ona
bana aşk vaat ettim …
bir bir yıkıldı teknelerim tekmelerim
bir bir boşa
terk ettiklerim kadar eskidim
terk edildiklerim kadar heba
ah patatuka
vazgeçtiklerim kadar eksildim
koca koca şehirler yandım önce kor
uzun uzun yağmurlar yağdım sonra
ve hani yılgın ve hani kırgın hani az
inancıma inadım kadar inandım yaz
sahi bana ne oldu kalbim
bir intihar yığıldım orada
gün geldi de onca anı soldu
dün gitti de sana ne oldu ay
düşünüyorum da düşlüyorum da
nasıl naif bir renktik biz o sularda
ay birtanecik ay ay muhteşem ay
o dalga sürüklenişimiz vurdu da kıyılara
sahi o seni neden çaldın benden ben en
çok ne istedim senden …
şimdi Büyükada'da çok yorgunuz zaman
masalarında tadı kalmamış mezelerin sır
olmuş tablalarında mazi
hâla eskilerden bir türküyüz gidenlerden
hâla daha yalnızız
dur dur ıssızlığım burada o boy ayrılıklar
yetiştirme hani
ki hele o dönünce bir de o ateş sönünce
öyle bir mavi koşmadık toz … öyle bir iç
çekmedik şiir hiçbir kafiye
düşen yapraklarla yerlere uzanmadık da
ayrılığa yaşım hiçbir kafile
başımız göğe erdi mi yar
tenimi acıt öyleyse kopsun inceldiği yerden
anılar mumlar yakıp adadığımız köşelerinde
bu ben büyümeyi öğrendi sonunda
yürümeyi de öğrendi kollarında aşk
el salladım o iskele sakladığım o gülüşlere
tam yol ileri şimdi
dönüşlerimde eve
o ağrı söz geçiremedim kendime patatuka
kavgaları soldum çiçek zaferleri tükendim
artık her yaz biraz daha ağırız … bir sis ile
daha bir.. ve her yaz biraz daha sağırız bu
sessizlikle elimiz yüzümüz kir …
şimdi Büyükada'da bir efkardayız zaman
hâla eskilerden bir türküyüz türkülerden
ne çok öyküyüz
ve gidenlerden hâlâ … daha … yalnızız …
17 Ağustos 2006 İstanbul
|