müzik - hâl / Kutsal

 

- Kutsal aslında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji mezunu. Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlamasına rağmen bu eğitimi esnasında gün ışığına çıkıyor ve ötesinde bir daha hiç bırakmıyor. Müzikten önceki sizi ve o yılları biraz anlatabilir misiniz?

- Müzikten önceki ben aslında yok gibi. Daha 1 yaşımı doldurmadan şarkı söylemeye başlamışım, zaten çok da erken konuşmuşum :) Ve daha o zamandan şarkıcı olmaya meraklı teyzem, bana İlhan İrem, Seyyal Taner gibi 70'lerin ünlü isimlerinin şarkılarını öğretip, makara bantlara kaydetmiş hep sesimi. Yani o zamanlardan kayıt yapmaya başlamışım ben. Sonra da kendimi bildim bileli hep şarkı söyledim ve daha sonra da şarkı yazmaya başladım.

- Ve daha sonrasında gruplar kuruyor ve konserler vermeye, hemen ardından da ünlü isimlere ki Sezen Aksu, Nazan Öncel gibi başarılı isimler var vokal yapmaya hazırlanıyor. Bize grup ve vokal çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Sizin müzik yolculuğunuza nasıl katkısı oldu bu çalışmaların? Neler öğrendiniz ya da neler kazandınız bu aşamada?

- Ben solist olarak başladım şarkı söylemeye. Pek çok insan vokalistlikten ya da korolarda şarkı söyleyerek başlar bu işe ama ben hep önde ve tek olarak başladım. Ve geri vokal yapmayı, başkaları ile birlikte şarkı söylemeyi sonradan öğrendim. Bu saydığız büyük isimlerle çalışarak ve kendimi o yönde eğiterek. Çünkü çok sesli müziğe göre söylemek, soliste eşlik etmek müzikal olarak da tamamen farklı bir şeydir. Bunu öğrenme fırsatı bulduğum içinde çok şanslıyım. Çünkü doğasında tek sesli bir müzik olan Türk müziği maalesef size bu imkanı doğar doğmaz tanımıyor batı müziğinde olduğu gibi.

- İlk albüme gelmeden aynı yılda sizin bir de film denemeniz oldu? Ülkemizde adı pek de duyulmasa bile yayınlandığı ülkelerde ses buldu. Bu çalışma sizin ilk oyunculuk deneyiminizde değil mi? Peki sonrası oldu mu ya da olmaya bundan sonrası adına devam edebilir mi? Bu konuda kendinizi nas ıl değerlendiriyorsunuz?

- Ben "Gökten Düşen Hazine" filminde oynamadan önce Sezen Aksu'nun "Beni Al Onu Alma" ve bir de Nazan Öncel'in "A Bu Hayat Boyle" isimli klibinde yer almıştım. Bu kliplerdeki performansım o dönemlerde oldukça ilgi çekmişti. Sonra böyle bir film teklifi geldiğinde, hiç düşünmeden kabul ettim. Çünkü bu konuda kendime güveniyordum artık. Ve filmdeki diğer oyuncularda Ahmet Uğurlu, Halil Ergün gibi benim çok değer verdiğim isimler olunca. Çekimler çok keyifliydi, pek çok şey öğrendim, hatta filmin bir kısmında repliklerim İngilizceydi. Sonuçta çok da zorlanmadım doğrusu. Ben kamera önünde olmayı çok seviyorum, kamera benim sevgilim:) Ve tekrar böyle bir fırsat bana sunulursa ve proje iyiyse eğer, seve seve yaparım :)

- Derken ilk çalışmanız ‘'Susuzluğun Geçti mi'' müzikmarketlerde yerini aldı. Uzun bir hazırlık aşaması sonrası bizlerin karşısına çıkan bu albümde tüm sözler ve müzikler size aitti. Bu albümü nasıl karşıladı dinleyici ve bir ilk albüm olarak size neler getirdi?

- Bu albümün öncesinde ve sonrasında inanamayacağınız kadar çalkantılı bir dönemden geçtim ben ve albüm yapım aşamasında da pek çok şanssız olaya maruz kaldım. Hatta albüm çıktıktan bir hafta sonra 11 Eylül oldu. Ama müzikal olarak her şey içime sinmişti ve dinleyicilerden de çok olumlu tepkiler aldım. Oldukça sevilmiş olması gerek ki bugün bile hala bu albümle ilgili olumlu yorumlar alıyorum ben ve bu da demek ki her şeye değmiş dedirtiyor bana:)

- Yine bu albümde çok değerli müzisyenlerin emeği oldu. Serdar Öztop ve Alper Çakır düzenlemelerinden Şebnem Ferah vokallerine geniş bir yelpaze. Çalışılan müzisyenleri ile değerlendirirsek bu albümü nasıl bir ekip ruhu oldu aranızda? Bugün bile bu albümü aynı tat ve aynı keyifle dinliyor olmamızın sebeplerinden biri belki de bu, diğerleri neler yine?

- Alper, projeye daha sonra katılmasına rağmen Serdar ile birlikte çok büyük bir uyum içinde çalıştılar. Ve albümde çalan müzisyen arkadaşlarımın çoğu da zaten yıllardır sahnede de birlikte çaldığım, birlikte müzik yapıp eğlendiğim insanlardı. Bir de o albümdeki şarkıların hepsi "gerçek" yani ya benim yaşadığım ya da bana çok yakın birilerinin yaşadığı ve beni derinden etkileyen olaylar. İşte her şey bu kadar samimi ver gerçek olunca sanırım bu dinleyiciye de geçiyor. Zaten en güzeli ve olması gereken de bu diye düşünüyorum.

- Ve ikinci albümünüzü Amerika'da yayınlama aşamasındasınız. Öncelikle neden orada olmayı seçtiniz? Bizlerin heyecanla beklediği bu çalışma adına sizden ipuçları almamız mümkün mü, nasıl ve kimlerle çalışılıyor bu albüme? İlk albümünüze göre nasıl bir yerde olacak bu ikinci albüm dinleyicide?

- Benim Amerika'ya taşınmam tamamen kader diyorum çünkü hiç aklımda yokken olan bir şey. Ben genelde her şeyi plan program dahilinde yapmayı severken, eski eşim Alper Çakır Amerika'ya taşınmak istedi, Green Card ona değil bana çıktı ve bende o çok istediği için tamam dedim ve buraya taşındık beraber. Ama hiç pişman olmadım, buradaki hayatımı da çok sevdim ve çok şey öğrendim. Ve dünyaca ünlü müzisyenler ile çalışma imkanını buldum. Bunlardan en önemlileri albümün prodüktörleri Alper Çakır ve Jimmy Waldo. Ayrıca albümde Mr. Big'in davulcusu Pat Torpey ve pek çok ünlü rock grubunun stüdyo ve konser kayıtlarında yer almış basçı Matt Bissonette yer aldı konuk sanatçı olarak. Türkiye'den de Tarkan Gözübüyük (bas), Tolga Cebi (keman), Alper Cakır (gitar) gibi çok değerli isimleri görebilirsiniz bu albümde. İkinci albümün dinleyicinin gözünde nasıl bir yerde olacağına dinleyici karar verir bence ama benim hayatımda çok büyük bir tecrübe olduğu kesin :)

- Konserler ve klip çalışmaları olacak mı? Yine bu ikinci albüm adına beklentileriniz ya da daha geniş tutalım bundan sonrasında müzik adına düşledikleriniz, hedefledikleriniz neler?

- İlk klibimi Türkiye'de "Çalmışsın Uykumu" isimli şarkıma çektik. Bundan sonraki hedefim, İngilizce albümden bir şarkıya klip çekmek, burada, Los Angeles'ta. İlk konserim de yine LA'de CD Açılış Partisi olarak, 1 Mart'ta Tangier Bar'da gerçekleştirilecek. Türkiye için konser teklifleri daha albüm yayınlanmadan gelmeye başladı ve inşallah aynı hızla devam eder. Öztop Müzik (şirketim) baharda konserler için Türkiye'de olmamı planlıyor ve bunun için çalışmalara çok yakında başlıyorlar. Müzik adına bundan sonra düşlediklerim öyle çok ki; değişik tarzlar bile denemeyi istiyorum. Burada kalıp, burada bir albüm daha yapmak istiyorum, imkanlarımı ve sınırlarımı genişletip, daha da fazla insana ulaşmayı hedefliyorum. Hatta sadece Amerika ve Türkiye'de değil tüm Avrupa ve dünya ülkelerinde, neden olmasın :)

- Ülkemizde son dönemde müzik piyasasında neler yaşanıyor oradan nasıl takip ediyorsunuz ve nasıl değerlendiriyorsunuz gelişmeleri? Yine gözlemlerinize göre orada nasıl karşılanıyor Türkiye'deki müzik hareketi?

- Türkiye'deki müzik piyasası hakkında kitap yazabilirim size ama bu pek hoş bir kitap olmayacaktır maalesef :) O yüzden hiç başlamayayım daha iyi. Ne yazık ki benim çok olumlu tecrübelerim yok bu konuda. Tek iyi olan şey, rock gruplarının ben buraya taşındıktan sonra daha da artmış olması ve bu grupların konser yapma imkanı bulabiliyor olmaları. Ve takip ettiğim kadarıyla çok da iyi gruplar bunlar, çok yetenekli müzisyenler var aralarında, bu da ilerisi için olumlu bir tablo çiziyor gibi. Fakat Amerika'daki müzisyenlerin Türkiye'dekilerden haberi yok elbette. Bir tek şunu söyleyebilirim, birlikte çalıştığım müzisyenler ve prodüktörüm, benim dinlettiğim albümler sayesinde duydular bazı grupları ve içlerinde çok da beğendikleri oldu ama sadece Türkiye'deki rock'in buraya göre 5-10 yıl daha geride olduğunu düşünüyorlar tarz olarak. Çünkü tüm yeni sound ve tarzlar ilk önce buradan çıkıyor elbette.

- İnternet ortamında da müziği paylaşmak ve dinleyicileriniz ile birebir iletişim halinde olmak nasıl bir duygu oldu sizde? Bu buluşmalar devam edecek mi yeni albümle ve bizi bekleyen başka sürprizler olabilir mi yine?

- İnternet harika bir şey tabi ki, artık TV'nin bile önüne geçti. Herkes ilk önce her şeyi internetten duyuyor ve duyuruyor. Bende bu konudaki tüm gelişmeleri takip etmeye ve albüm tanıtımımda da internete büyük yer ayırmaya çalışıyorum. Ayrıca, dinleyicilerim de bu konuda çok sıkı takip içindeler ve bu da beni daha da motive ediyor :) Bana ve albümle ilgili tüm bilgilere myspace sayfamdan ve web sitemden ulaşabilirler. Şu anda ikisi de tamamen yenilenmiş durumda ve pek çok da yeni sürpriz var içlerinde; en önemlisi de Türkiye'deki dinleyicilerin benim İngilizce albümüme buradaki linklerden ulaşabiliyor olmaları :) www.myspace.com/kutsal & www.kutsal.net

- Bu yoğun çalışmanızda bize vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim? Yeni albümünüz ile yeniden görüşmek üzere kolaylıklar dilerim.

- Bende sana çok teşekkur ederim Kadri :)

 

Kutsal Web Sitesi

Söyleşi : Kadri Karahan /Şubat 2008